4/11/2009 - Serzeniş.
Aslında o da değil, ne olduğunu bilmiyorum gerçekten, rahatlamaya mı ihtiyacım var, yoksa ne yapacağımı bilmiyor muyum, ya da her şey eskisinden daha güzel, evet, daha da güzel.
İnsanların çoğu, hayatları boyunca çok akıllı olduklarını düşünüp hiçbir şeyin onları yıkamayacağını ve düzenlerini değiştiremeyeceğini iddia eder, her şeyi gördüklerini ve görebilecekleri şeylerin, onların altında ezileceğini sanırlar. Aslında hiçbiri olmaz, hayat değişir, aptalca bir savaşa atılmak için hazırlanırsınız, hayatta kalma savaşı. Benim serzenişim bunlara değil, insanların bencil olmasına, bencil olarak bizim farklı şeyleri zor yollardan görmemizi sağlamalarına, herkese ve hepsine, benim durup düşünmeme sebep olacak herkese. Bunda son derece haksızım, gerçekten biliyorum, çünkü aynı zamanda bunu yapan insanlar, neden ve nasıl yaptıklarını da bilmez. Bu yazıyı yazma amacımı bilmediğim gibi, az önce okudğum ve etkili olmaya çalışan birisinin dudaklarından dökülen ve benim gözlerimde canlanan kelimeler gibi, asla etkileyici olamayacak, kibirli o ve onun birçok benzeri gibi. Şu an hayatı öğreniyorum, öğrenmek istiyor muyum, kesinlikle evet, ancak kontrol etmek de istiyorum. Bir sürü düşünce akıp geçerken ve ben, içlerinden en doğru ve gerçekçi olanları seçip sizlere uyarlarken, ne yapmam gerektiğini öğreniyorum. Aslında basit değil her şey, bugün ne konuştuysak, yarın gerçek olmayacak, kimse dediğini yapmayacak, eminim. Herkes dediğini yapsa, düzen bozulur, kimse anlayamaz, konuşanlardan başka. İşte tam olarak da bu yüzden, biraz korktuğunuz için, biraz da aptal beyninize afrodizyak etkisi yapan şeylerden dolayı, bugün konuşulanlar asla gerçek olmayacak.
Görmek istiyorum, ne kadar dürüst ve kararlısınız, gerçekten düşünerek konuştuğunuzu varsaydığımda, bunu bana kanıtlayabilecek misiniz...İçimde beni yemek isteyen bir şey var, aslında serzenişim tam da bu yönde, bunu yoketmek istiyorum. Ben bunu yapmak zorundayım, ama sorun şu ki, ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum. İçimdekini yokedersem, arar mıyım, hayır, umrumda değildir insanlar, sadece ve her zaman yanımda olan hariç. Peki pişman olur muyum, hayır, çünkü bu bir savaştır bundan sonra, ve kendini Tanrı olarak lanse eden kişiye, aslında çok küçük olduğunu kanıtlamam gerek, beni boğan konuşmalar ve istemediğim hareketler, bundan sonra yapılmayacak, bundan sonra karşımda durmalarına da izin vermeyeceğim. Bundan sonra, bugünden sonra, yarın, ve yarın başladığında, her şey, eskisi gibi, mükemmel, doğru, yüzümü güldüren ve gururlandıran türden olacak. Bunu bir savaş olarak algıladım, sen kibirli ve kendini beğenen, en büyük ve en iyisi olduğunu düşünen, tarafımdan lanetlendin, bununla yüzleşmek zorundasın ve ne yazık ki, kaçmana da izin yok. Bunu yüzümde hafif bir gülümsemeyle söylüyorum ve bu demektir ki, gerçekten kaçmana izin yok, gerçekten benimle tanışacaksın, şimdiden özür dilerim, hayır, aslında asla dilemeyeceğim.
İçimdekini yokediyorum, katı kurallarım var doğru, belirlediğim ve geleceğe uygun olarak hazırladığım plan adına, içimdekini yokediyorum, içimdekinden gerçekten nefret ettim. Son bir ses duydum kulaklarımda ve nereden geldiğini iyi biliyorum, artık bağırmıyorum ve size anlatmak istediğim hiçbir şey kalmadı. Ben sadece yaşıyorum, bu bir zorundalık değil, bunu en iyi şekilde yapmak için ayakta durduğum bir şanstır, ben iyi kullanıyorum, bu yüzden her zaman gülümsüyorum.
|